Analitik Notları 05 Haziran 2026 3 dk okuma

Veriye Bakmadan Önce

Mobil oyunlar hakkında konuşmaya başladığınızda konu çok hızlı bir şekilde metriklere geliyor. Retention oranları, gelir tabloları, reklam performansları, cohort analizleri, A/B testleri… Bir süre sonra da herkes aynı kavramları kullanmaya başlıyor. DAU, ARPDAU, LTV, churn, funnel derken konuşulan dil giderek daha teknik bir hale geliyor.

Bunların hiçbiri önemsiz değil. Aksine, oyunların nasıl performans gösterdiğini anlamak için bu kavramlara ihtiyaç duyuyoruz. Ancak bazen işin özünden biraz uzaklaşabiliyoruz. Sonuçta bütün bu tabloların, grafiklerin ve metriklerin anlatmaya çalıştığı şey oldukça basit; bir oyuncu oyuna geldi. Bir şeyler yaşadı. Bazı kararlar verdi. Belirli noktalarda zorlandı ya da eğlendi. Bir süre sonra geri döndü ya da dönmedi. Veri dediğimiz şey de aslında bu hikâyenin izlerinden oluşuyor.

Bu yüzden mobil oyun analitiğine yalnızca sayılar üzerinden yaklaşmak hiçbir zaman bize yeterli gelmedi. Bir retention grafiğine baktığımızda aklımıza ilk olarak oranlar değil, oyuncular geliyor. Bir satın alma funnel’ına baktığımızda yalnızca dönüşüm oranlarını değil, oyuncunun o noktaya nasıl geldiğini düşünmeye çalışıyoruz. Bir özelliğin başarısını değerlendirirken de önce onun oyun içindeki yerini anlamaya çalışıyoruz.

Belki de bu yüzden burada paylaşacağımız notlar klasik anlamda bir eğitim serisi gibi ilerlemeyecek. En azından başlangıçta.

Önce biraz geriye çekilip büyük resme bakmak istiyoruz:

Mobil oyun stüdyoları nasıl çalışır?
Bir oyunun başarılı olduğunu nasıl anlarız?
Oyuncular neden bazı oyunlara bağlanırken bazılarını birkaç dakika sonra bırakır?
Bir oyun ekibi hangi sorularla uğraşır?
Veri bütün bu sürecin neresinde durur?

Zamanla daha teknik konulara da geleceğiz. Event tasarımını, veri modellerini, monetization analizlerini, deney tasarımlarını ve mobil oyun analitiğinin günlük hayatta karşılık bulduğu pek çok başlığı konuşacağız.

Ancak bunlara geçmeden önce üzerinde durmak istediğimiz başka bir şey var:

Neyi anlamaya çalışıyoruz? Çünkü doğru soruyu bulmadan doğru metriği bulmak pek mümkün olmuyor. AnalitikMu’yu oluştururken aklımızdaki fikirlerden biri de buydu. Mobil oyunlar üzerine düşünmek, gözlem paylaşmak, bazen bir metriğin peşinden gitmek, bazen de yalnızca oyuncunun yaşadığı deneyimi anlamaya çalışmak. Bu bölüm biraz bunun için var.

Önümüzdeki dönemde burada kimi zaman kısa notlar, kimi zaman daha kapsamlı incelemeler paylaşacağız. Bazıları teknik olacak, bazıları olmayacak. Bazıları belirli bir probleme odaklanacak, bazıları ise sektöre biraz daha geniş açıdan bakacak. Ama hepsinin ortak bir noktası olacak:

Veriyi yalnızca veri olarak değil, oyuncuların ve oyunların bıraktığı izler olarak okumaya çalışmak.

Bizim yolculuğumuz da sanırım tam burada başlıyor. Eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz.